Sultaniye Termal ve Mineral Kaplıcaları : Çevrede tekerlekli sandalye veya sedyeyle getirilen hastaların 21 kürlük bir tedaviden sonra yürüyerek gittiklerine dair çok sayıda öykü dinleyeceksiniz. Bunlara inanıp inanmamayı size bırakıyoruz ama kesin olan bir şeyi belirtiyoruz: Sultaniye Türkiye’nin en yüksek radyoaktivitesi olan kaplıcasıdır. (98.3) 39 Derece sıcaklıktaki su kalsiyum klorür, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür ve radon içermektedir. Romatizma, siyatik yanında cilt ve kadın hastalıklarına da iyi gelmektedir. Ama asıl önemlisi radyoaktivite yüksekliği yoluyla rehabilite edici özelliğinin varlığıdır. Kaplıcanın Kaunos’lular tarafından bundan ikibin yıl önce açıldığı belirlenmektedir. Çevredeki hastane kalıntıları da bunu doğruluyor. O yıllarda seks gücünü arttırdığı için pek gözdeymiş. Büyük banyonun yanından çıkan kaynak suyu da içildiğinde çeşitli iç hastalıklarını iyileştiriyor. Kaplıcada kalınabilecek kiralık odalar bulunuyor. Günübirlik ihtiyaçlar Belediyenin işlettiği tesisler içinde bulunan ünitelerde karşılanabiliyor. Yörenin Sultaniye kadar popüler olmayan başka kaplıcaları da var. Sultaniye’den Horozlu’ya doğru 5 km. gidenler daha tenha olan Ilıca’ya ulaşıyor.

Köyceğiz : Köyceğiz, Marmaris ile Fethiye arasında, Dalaman Havalimanı'na 35 km. uzaklıkta, adını aldığı göl kenarına kurulu, yemyeşil bir kasaba. Köyceğiz yöresi, Herodot'un tarihinde yer almış, Strabon'un coğrafyasında şekillenmiş, şair Homeros'un dizelerinde anlam kazanmış bir yöre. Muğla'ya 75 km. uzaklıktaki Köyceğiz, Köyceğiz çöküntü gölünün çevresinde yer alan farklı nitelikteki yeryüzü şekillerinden oluşuyor. Gölün kuzeydoğu ve güneydoğusu düz, diğer kesimler tepelik alanlarla çevrili. Köyceğiz Gölü ile deniz arasındaki kesim ise dört küçük göl ve sayısız kanallar ile kaplı. Sahil şeridi ise yaklaşık 4.5 km. uzunluğunda bir kıyı okundan oluşuyor. Köyceğiz gölü, 10 km. uzunluğunda, sazlıklarla kaplı, nehir görünümündeki labirente benzer dar bir kanalla Akdeniz'e bağlanıyor. Su kayağı, kano, yelken, su bisikleti, kürek gibi su sporlarının yapılabildiği Köyceğiz Gölü'nün derinliği 25-150 metre arasında değişiyor. Köyceğiz, dünya üzerinde, Japonya ve Çin'in bazı yerlerinde sadece 6 türü bulunan Sığla Ağacı (Günlük ağacı) ile de ünlü. Bu nadir bulunan ağaç, Köyceğiz ormanlarında yaygın ve yoğun olarak çok miktarda bulunuyor. Köyceğiz Gölü'nün güneyinde kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda bir fay hattı yer alıyor. Bu faya bağlı olarak Sultaniye, Çavuş (Rıza Çavuş) ve Gel Girme (Kokar Girme) olarak anılan çeşitli kaplıca kaynakları bulunuyor.

Köyceğiz Gölü ve Adalar : Göldeki küçük adaya yörede Hapishane Adası deniyor. Ada, tarihte önceleri askeri amaçlarla kullanılmış, sonra hapishane yapılmış. Cenevizlilerden kalma kalenin kalıntıları görülebiliyor. Yörede Aşık Adası da deniyor. Anlatılan öyküye göre birbirine sevdalanan iki genç, aileleri evlenmelerine izin vermeyince, bu adaya sığınmışlar. Ailelerin baskısından kurtulmuşlar da kötü kaderden kurtulamamışlar, koca bir yılan sokmuş da oracıkta ölmüşler.

Yuvarlak Çay : 2294 m yüksekliğindeki Sandras dağı, Muğla çevresinin en yüksek dağı. Köyceğiz gölünü besleyen çaylardan biri olan Yuvarlak Çay, bu dağın eteklerindeki bir oyuktan çıkıyor. Tam bir doğa harikasıdır. yörenin en güzel Restaurantı yıllanmış çınar ağaçları arasına kurulu yazın kavurucu sıcaktan kurtulup buz gibi soğuk su üzerine kurulmuş ailenizle ve arkadaş gruplarınızla oturup balık tandır ve ev yemekleri yiyerek zevkli dakikalar geçirebileceğiniz turumuzdadır.

Ekincik Koyu : Marmaris-Göcek arasında dolaşan teknelerin başlıca uğrak noktalarından biri olan Ekincik koyu, Köyceğiz’e geniş bir asfalt yolla bağlandıktan sonra hızla kalabalıklaşmaya başladı. Kumsal ve iskele çevresi irili ufaklı otel ve pansiyonlarla doluyor. Ekincik’e karayoluyla gitmek için Köyceğiz’den Hamitköy üzerinden gölün nefis manzarasını seyrederek ilerliyorsunuz. Hamitköy’den çıkıp köprüyü geçtikten sonra ilk uzun rampayı tırmandığınızda, tepede bir manzara molası verin, meraklıysanız fotoğraf çekin. Kersele Koyu’ndaki düzlük bir sabah erkenden gelip kahvaltı etmeyi aklınıza getirirse neden denemeyesiniz. Hapisane Adası’nın hizasına geldiğinizde çam ağaçlarına dikkatlice bakın, ağaçların saçları ağarmış, kocamış bir insan gibi beyazlaşmış olduğunu göreceksiniz. Bu ağarmanın nedeni kuş pisliğidir. Ama bu kuş bildiğiniz "minik kuşlardan" değil. Türkiye’de çok azalmış kartallar burayı mesken tutmuşlar. Bu tür kartaldan dünyanın dört yöresinde kalmış sadece. Sabırla beklerseniz kayalardan göle doğru süzülen bir kartalı görme şansına sahip olabilirsiniz. Yol gölden ayrılırken sola dönerseniz Sultaniye Kaplıcaları’na gidersiniz. Devam ederseniz artık gölden ayrıldınız ve orman içinde devam ediyor yol. Ve tırmanmaya başlıyor. Geride Köyceğiz gölünün manzarası bir kayboluyor, bir çıkıveriyor ortaya. Tepeye çıkıp ta yokuş aşağı inmeye başladığınızda bu kez Ekincik koyunun dehşetli güzelliği çıkıveriyor karşınıza. Önce yeşillikler içinde şirin Ekincik Köyü’nü geçiyorsunuz. Sonra pırıl pırıl ve tesis kalabalığına boğulmamış ama kısa süre içinde yapılaşmanın artacağı işareti veren inşaatların boy attığı bir koya çıkıyorsunuz. Çevreniz orman, önünüz kumsal ve deniz. Kumsal çok güzel, deniz çok temiz. Kumsalı bir küçük dere bölüyor. Kışın kumsalda S’ler çizerek denize ulaştığı ve bu arada kumsalı bozduğu için tesis sahipleri bu küçük dereden pek hoşlanmıyorlar ama bizce sahile hoşluk katıyor. Yolun kıyıya ulaştığı yerde yatların demirlemesi için uygun bir iskele ve yatların ihtiyaçlarını karşılayabildikleri küçük bir büfe var. İskele aynı zamanda Dalyan’a günübirlik yolcu taşıyan teknelerin bağlanma yeri. Kumsalda otel ve lokantalar var. Yöredeki en iyi lokanta ise ancak denizden ulaşılabilen ve genelilikle mavi yolculuk tekneleri ve yatların bağlandıkları My Marina Yacth Club. Çadır kurmak ya da karavanıyla gelmek isteyenler için de Ekinoks Kamp ve Belediye Kamp alanı bulunuyor. Ekincik’te konaklayıp ta çevreye günübirlik tur yapmak isteyenlere bir kaç öneri. Ekincik kooperatifine bağlı tekneler Dalyan Istuzu kumsalına, Kaunos antik kentine ve çamur banyosuna tur düzenliyorlar. Sabah çıkıp akşam üzeri geri dönüyorlar. Bir başka seçenek ise ayaklarına ve nefesine güvenenlere. Ekincik’ten çıkıp Candır köyü üzerinden Kaunos antik kentine trekking yapabilirsiniz. Candır köyü ile Ekincik arasında adeta etiketlenmiş patika yolu bulmak için yanınıza rehber alın ya da yolu iyice öğrenin.



Anasayfa| Apart Otelimiz| Villalarımız| Tekne Turu| Dalyan| Yakın Yerler| İletişim Bilgilerimiz| E-Posta

© DECOM Tasarım,2011